Metin Karslı: Kelleyi Verdik Fırına…

23 Kasım 2017 Perşembe, 11:21

1971 yılının Mayıs  ayı idi. Kazım Karabekir İlkokulu’nun dördüncü sınıfında okuyordum. Yoğun çalışma ile  geçen  bir yılın daha sonuna yaklaşmıştık. Bu rehavet içinde sabah kalktım, kahvaltımı yapıp okulun yolunu tuttum. Zil çaldı. Öğretmenimiz Hayrı Önal sınıfa  girdi.

-Günaydın çocuklar!

-Saağoooll ..

Yerlerimize oturur oturmaz öğretmenimiz söze başladı:

-Çocuklar! Yarın fen bilgisi dersinde bir kafatasında bulunan organları, bölümleri inceleyeceğiz. Metin! Kalk bakalım ayağa. Yarın bir koyun kellesi bulacaksınız, sınıfa getirip konuyu arkadaşlara anlatacaksınız. Ekibini oluştur ve hemen çalışmalara başlayın. Beni aldı mı bir telaş, bir heyecan..

Okul dağılınca arkadaşları topladım, ekibi kurdum. Uzun bir değerlendirmeden sonra görev paylaşımını yaptık. Ben ve Muzaffer Gökçe, kasap Sait Amca’dan kelle temin edeceğiz. Kemal Durmuşoğlu’nun kızı Sıtare, evden bir tepsi alıp gelecek, rahmetli Bismillah Yakup amca’nın oğlu Ensar Sayın arkadaş (elektrik mühendisi) evden bir topak tereyeğı alıp gelecekti.

Yani biz bu ödevi layikiyle yapmak istiyorduk. Ayrıca heybetli, ciddi, bazen sert bakışlarıyla bizi etkileyen Hayri Hoca’nın da gözüne girmek bizim için çok  önemliydi. Malzemeler geldi. Kelleyi tepsiye bir güzel yatırdık. Bulanık gözleri, dişlerinin arasına sıkışmış ve dışarı çıkmış dili ile bize baygın baygın bakan kellemizin üzerine yağını, tuzunu, baharatını ilave ettikten sonra doğruca Gafaro Ahmet Amca’nın fırınının yolunu tuttuk. Fırıncı bize:

-Ne o uşaklar! ziyafet mi var?

-Yok amca. Öğretmen ödev verdi. Kelle incelemesi yapacağız. Aman güzel gene  pişsin. Fırıncı biraz  şaşkın bakışlarla kellemizi fırına attı ve iki saat sonra gelip almamızı söyledi. Zaman gelince hemen fırına koştuk. Kellemiz nar gibi kızarmış, kokusu her yeri kaplamış, tam incelenecek kıvama gelmişti.

Yarın incelenmek üzere sınıfımıza getireceğimiz bu ödevi akşamdan öğretmenimize göstermek istedik. Bakalım Hayri Hocamız, ödevi beğenecek miydi? Bizler, kelle tepsisi elimizde, yanımda Muzaffer, Ensar, peşimizde Sıtare ve arkadaşlar beraberce öğretmenimizi aramaya başladık. O’nu kahvehanenin önünde  bulduk. Tepsiyi uzatarak kelleyi gösterdik.

– işte öğretmenim! ödevimiz hazır, bakalım beğenecek misiniz?

Hayrı hoca, pişmiş kelleye bakıp birkaç renge girdikten sonra bize dönerek:

-Ula bu nedir çocuklar? Bu kelleyi neden pişirdiniz? Bunda ne göz kalmış ne de kulak. Nesini inceleyelim bunun? Diyerek biraz sinirli sonra sakin bir şekilde elini tepsiye uzatıp kellenin yanak etinden büyük bir parça koparıp ağzına attı. Sonra bana dönerek:

-Metin, al şu iki lirayı, bakkal Bilal’dan bir büyük 7 gün gazozu al, bu kelleyi okulun bahçesinde afiyetle yiyin. Hepinize pekiyi not verdim.

Bizler şaşkın, ürkek, biraz da iştahlı bakışlarla şirin kellemizi alıp doğruca okulun bahçesine  gittik. Buz gibi 7 günü de açtık. Afiyetle kelleyi gövdeye indirdik. Bu, aldığımız en yüksek not ve en güzel ziyafetti. Bu ödevimizde görev alamayan diğer arkadaşlarımız kusura bakmasınlar.

Eğitim öğretim işi bazen okulda, bazen bir fabrikada atölyede, fırında bahçede.. Kısaca tüm çevremiz bizim öğrenim gördüğümüz yerler olmuştur. Bizler o gün kelle incelemesi yapamadık ancak pişirmesini, yemesini öğrendik. Her şeyi öğretmenimizle yaparak ve yaşayarak öğrendik. Bu sayede her birimiz karınca kararınca birçok mevkilere gelmiş olduk. Eskiden dershane olayları yoktu. Okullarımızdan aldığımız bilgilerle çalışıp bir yerlere geliniyordu. Ancak günümüzde okumanın yolu dershanelerden, yani paradan geçiyor.

Bu yaşanmış hikayede adı geçen, geçmeyen sınıfımızdaki öğrencileri olarak bizlere çok büyük emekler veren, bizleri adam eden değerli öğretmenimiz Hayrı Önal Öğretmenimiz’e sonsuz teşekkür ve şükran duygularımızı sunuyor ellerinden öpüyoruz. Sözlerimi Atatürk’ün şu sözü ile bitirmek istiyorum. ”Milletlerin kurtarıcıları yalnız ve ancak Öğretmenlerdir.”


( İlkokul Öğretmenimiz Hayri ÖNAL )

Yorum

  1. Müjdat Kalfa

    23 Kasım 2017 at 14:36

    Ne güzel anılar eline sağlık hocam.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir